Benim de hem marketten birşeyler almam gerekiyordu hem de çıkmasam bu güzel havaya haksızlık olur diye attım kendimi sokağa.Önce postahaneye gittim kart attım dönüş yolunda da küçük prensli fotomuzu çektim.
Sonra doğru Higashiyama Parkına gittim.Aslında buraya geldiğimden beri hep aklımda,etrafında yürüyüş yapıyorum ama içeri girmiyorum.Eşimle geliriz diye.Ama dün artık dayanamadım bir bilet aldım içeri girdim.İyi ki de girmişim harika vakit geçirdim.
Çok büyük bir park burası.Hem hayvanat bahçesi hem botanik bahçesi.
Valla türlü türlü canlı gördüm.Hepsi hayrete düşürdü beni.Ama üzüldüm de koca koca hayvanlar daracık yerlerde.
Bu güzel hayvanları geçince arkada gül bahçesi var klasik güller sanırım daha açmamıştı ama burada hayatımda ilk kez gördüğüm muhteşem güzellikte ağaçlar gördüm.Hele bir alan buldum kendime çılgın çocuk kalabalığından uzakta resmen cennetten bir köşe.Allahım dedim sırf şu ağaçların altına uzanayım diye bile beni buralara gönderdiysen teşekkür ederim sana.
Geri dönüş yolundaysa bir kez daha japon çocuklarının ne kadar şanslı olduğunu düşünerek parktan ayrıldım.